Kalbin Terazileri
Adamın biri bir rüya görmüş bir vakit.
Küçücük bir taş var yerde. Eğilmiş, kaldırmak istemiş. Fakat ne görsün? Taş küçük lakin çok ağır. Zorlanmış ama vazgeçmemiş. Taşın üstüne bir taş daha koymuş adam. Yine biraz zorlanmış ama önceki gibi değil. Rüya bu ya, ağırlaşması gerekirken daha da hafifliyor taşlar. Bir daha koymuş, bu kez daha da kolaylaşmış. Taşlar üst üste çoğaldıkça kaldırması da bir o kadar kolaylaşıyor. Sonunda koca bir yığını rahatça kaldırıvermiş adam.
Uyandığında gördüğü rüyanın manasını anlamak için bir bilgeye gitmiş.
Bilge rüyayı yorumlamış adama: "Günah o gördüğün rüyadaki taşa benzer. İlk günah," demiş bilge, "o ilk günah çok ağır gelir insana. Kalbin kendine göre görünmez terazileri vardır. İnsan daha kirlenmemişken ölçü sağlamdır kalpte. Gördüğün o ilk taş, işlenen ilk günah gibidir.
İlk günah işlendiği vakit kalp o yükü kaldıramaz, ağır gelir. Sonrakiler gitgide kolaylaşır, günahta ısrar ettikçe artık kalbin seni uyarmaz. Sanma sakın günah hafiflediği için olduğunu sanma, kalpteki teraziler bozulduğu için hissedilmeyişi.
Taş çoğalır, günah çoğalır ama yük azalmaz aslında. Yükü hisseden yer taşlaşır, sertleşir, katılaşır da artan yükü o taşlaşmış kalp hissetmez sadece," demiş bilge...
Cihan Akçeşme
6 Ocak 2026
.png)